NİYE YAŞIYORUZ?

GENEL

Öğrenci Koçu Eğitim Danışmanı , Aile ve Sosyal Yaşam Danışmanı Murat Kaya, 'Niye Yaşıyoruz?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yaşamın bir düzeni var mı?

 Yoksa her dönemin, egemenlerinin kurgulayıcılarının her sahada kurguladıkları düzenin yaşamında mıyız?

 Dünyanın en aciz yaratığı olan "insan!" zulmüyle mi abad olmaya çalışıyor?

 Doğaya hükmüyle fütursuzlaşan,keşif ve buluşları ile insanlıktan giderek uzaklaşıp; üstünlük varsıllığı içinde yaşamsal kaynakları zehirliyor oldu, bir avuç varsıl insan...

 Dünya'nın her yerinde

milyarlarca suskun,

bezgin,ötekileştirilmiş

seyr-i alemde insanlar...

Oysa evrenin kendi içindeki yaşamsal döngüsünün,dengesinin mekanizması bozulursa, her şey bozulur. Bu bilinç de olunmasına rağmen bir grup varsıl egemen,erk sahibi ;

 "yaşamı zalimliklerle zulüm çemberine"

dönüştürüyor.

Yani yaşamın kendi kurulu düzenini;

kar,ihtiras,egemen olma,

seçeneğinde kurguladığı düzeni dayatmakta bir avuç varsıl egemen! 

Ölümü ve yok oluşu yaklaşınca insani değerlere sığınan insan!

İnsan denen yaratık, insanlık ve yaşamsal alemi niye;

 kavga ile kin ile 

garez ile hırs ile yaşanmaz kılıyor? 

Nedir bu kar hırsı,

 nefse yenilme acizliği?

Mecbur mu buna insanlık?

Nedir bu tatminsizlik ?

Ve bunca zulme boyun eğmişlik niye?

Ve başlasın dile gelişler Fatih'e,İskender'e kalmayan sana mı kalacak?

Önemli olan ;

"gök kubbede hoş sada" bırakmak ise mesele

niye bunca kan,gözyaşı,

zulüm,açlık,yoksulluk...

Niye?

Doğa,çevre ve hayvan katliamı;kadın,çocuk istismarı ve cinayetleri 

Niye, niye ,neden?

Bu mu insan olmanın eserleri...?

İnsanlığın "barbarizm" ile ıslah olmadığını binlerce yıllık insanlık tarihi ve özgürlük mücadelesi göstermiştir.

Niye bir avuç dünya egemeni ;

milyarlarca insanın; alın terine,ekmeğine,aşına,

geleceğine vesselam insanca yaşam hakkına göz dikip yaşamsal düzenini zehreder?

Oysa yeter evrenin nimetleri tüm evrendekilere?

Yeter ki insanlık adına "Adil,eşitlik"içinde yaşamsal düzen inşası gerçekleşsin...

Yeter ki açgözlülük yerine hoş görülü ,

gönül tokluğu olsun...

Şeyh Bedreddin'in dediği üzre "yar yanağından gayri her şeyimiz ortaktır"felsefesi egemen olsa...

Emeğin en yüce değer olduğu bilincine varılıp ,

emeğe,alın terine sahip çıkılsa...

İnsanlık yaşadığı tabii afetlerden,yok ettiği nimetlerden ve değerlerden nasibini alsa...

İnsan,nefsini terbiye etmesini bilse...

Güce tapınma neden?

Güçlülerin ve varsılların at oynattığı ,milyarlarca mazlumun ah ile kan kustugu bir dünya kimseyi mutlu etmez...

Buna insanım diyen herkesin karşı durması olmalı...

Nice hükümranların, 

diktatörlerin adlarının dahi anılmadığı nice imparatorlukların yerle bir olduğu insanlık tarihinde; yaşayanlar sadece insanlığa insanca hizmet edenlerdir...

Unutulmaz bak her sahada insanlığa hizmet edenler...

Yeter ki insanlık alemi ;

İki yüzlülük,riya,yalan,

dolan,talan,haraç,mezat bil cümle alın teri ve emek hırsızlığına göz yummasın...

Yeter ki insanlık alemi kendi seçme özgürlüğü içinde "demokrasi tiyatrosunun"figuranı olmasın.

Yaşamının senaryosunu da yönetmenliğini de yapma hakkını insanlık alemi kullansın.

Kendi seçtiklerinin zalimliği altında inlemesin.. 

İnsanlık;tercihlerinin esiri değil eseri olduğu gün ;aleminde yaşamı mutlu olur.

İnsana yaraşır bir yaşamsal düzen; tüm insanlık için mümkün...

Yeter ki hayatı tüm renkleri ve tüm farklılıkları içinde saygınlıkla kucaklamayı bilelim..

Her şeyi "kar ve otorite "

için yok ederek,dünyanın sonunu getirip dünyayı yaşanmaz bir hale getirenler de yarın bu enkazın altında kalacaklar...

Fabrikaların tütmeyen bacaları,üretimin durduğu toprakları ,

mutsuz verimsiz İş alanları hiç kimseye hayır getirmez...

Samimi ve sahici olup makyajsız ve ambalajsız yaşayamaz mıyız?

Her türlü" izm"in sonunu yaşadığımız dünyada insanlık yeni bir "insanca yaşam"

 mücadelesinde var olmaya çalışıyor.

Eşitlikçi,Adil,hakkı,

hukuku,tüm insanlık için öncelleyen bir yaklaşım herkese yarar getirir.

Üretimin ve yatırımın desteklendiği,herkesin çağdaş ve bilimsel eğitim hakkından yararlandığı,temel insani problemler olan güvenlik,sağlık,barınma,beslenme,iş bulma,

liyakat dahilinde herkesin insan onuruna yaraşır yaşam hakkına saygının tesis edildiği bir dünya herkese yarar getirir.

Her bireyin ;

Yaşadığı dünyanın,

ülkenin,ilin,ilçenin,

mahallenin,ailenin

SAKİNİ değil SAHİBİ olma hakkı ve sorumluluğunu yerine getirmesi herkese yarar sağlar. 

Yani haklarına sahip çıkarak bu uğurda mücadele ederek İNSANLAŞMAK...

Sorumluluklarını yerine getirerek İNSANLIĞA hizmet etmek...

Vicdanlı olmak...

Haksızlık karşısında susup ,dilsiz şeytan rolünde olmamak...

Küreselleşme hikayesinin de çözüm olmadığı, halkın sahip çıkmadığı halkının sorunlarına sahip çıkamayan çözüm üretmeyen erklerin, yapısal geleceklerinin olmadığı artık aşikardır...

Bunun içindir ki yeni şeyler söylemek lazım cancağızım. 

Önce varlık nedenin olan evrene ve evrenin tüm yaşamsal kaynaklarına saygılı ol ,sevgi ile kucakla...

İnsana ve insan emeğine saygılı ol,sevgi ile kucakla...

İşine,aşına,hakkına,

hukukuna sahip çık...

Farklılıklara ,saygılı ol sevgi ile kucakla...

Evrenin tüm nimetleri, tüm canlıların ortak yaşam alanıdır ;saygılı ol sevgi ile kucakla...

Doğumumuzdan sorumlu olmadığımız hayat öykümüzde YAŞAM HAKKIMIZ birilerinin ihtiraslarının kurbanı olmamalı...

Niye yaşadığımızın bilincinde YAŞAMAK ,

YAŞAMA DEĞER KATMAK,

YAŞAMAK ÖZGÜRCE 

ve KARDEŞÇESİNE..

Böyle bir dünya geleceğini inşa edebilmek önemlidir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.