Eğitimci-Yazar Murat Kaya yazdı: ÇEDES...İZMİR MİTİNGİ 

GÜNDEM

Demokrasi mücadelesi zordur.

Çıkarları için on yıllardır demokrasi maskesi takanlar ; demokrasinin nimetlerinden yararlanıp kendi saltanatlarını yarattılar.

Oysa Demokrasi herkes için yaşamsaldır ve insan onuruna yaraşandır.

Tarihsel süreçte Demokrasi güçleri, devrimci dirençle en karanlık en zor en baskıcı dönemlerde insanlığın aydınlık geleceği için her zaman mücadele alanında olup,UMUT olmuştur.

Eylemlilik;coşkunun, umudun,birlikteliğin en temel zeminidir.

Bunun için konunun muhatapları sorunlarına sahip çıkmadıkça biçilen rolün içinde kalarak; bireysel yakınmalar, çıkışmalarda çözümsüz halin paydaşi okurlar.

Yok tek başına kurtuluş.

Demokrasiyi kullananlar; kendi politik tercihleri ve çıkarları için bir adım ileri ,iki adım geri taktiği ile toplumsal algıyı yönetir ve yönlendirirler. 

ÇEDES projesi de bu yaklaşımın eseri olup denenmektedir ki toplumsal muhalefetin nabzı ölçülmektedir ...

Peki ÇEDES nedir?

Öğrencileri"bilime sevdalı,kültüre meraklı, duyarlı,milli/ahlaki/insani manevi ve kültürel değerlere göre " yetiştirmektir.

O zaman samimi ve hakiki düzlemde soralım?

ÇEDES projesi öncesi ülkemizde öğrenciler bilime sevdalı değil miydi?

Kültüre meraklı duyarlı değil miydi?

Milli,ahlaki,insani,manevi ve kültürel değerlere göre yetişmedi mi?

Bunlar ,bugüne kadar MEB ilkeleri,programı, planlamasında yok muydu? Yine soralım MEB ,ÇEDES projesi öncesi "çevreye duyarlı/değerler eğitimi" konusu ve felsefesinden haberdar değil miydi?

Değil iseler yine soralım son 20 yıllık dönemde siyasal iktidarda bulunan politik yaklaşım aynı değil mi?

Dönelim bakalım 2002 yılından 2023 yılına kadar kimler MEB bakanlık yaptı?

Erkan Mumcu/ Hüseyin Çelik / Nimet Çubukçu/ Ömer Dinçer /Nabi Avcı/ İsmet Yılmaz/ Ziya Selçuk/ Mahmut Özer döneminde 20 yıldır memlekette nasıl bir öğrenci yetiştirme felsefesi uygulandı ?

Son yıllarda en çok bakanlık görevi değişen kurum MEB olmuş,peki neden?

Ve Yusuf Tekin,dönemi gelince ÇEDES projesi neden uygulamalara konulur oldu?

Hedef nedir?

Ne amaçlanıyor?

Veliler ve Eğitim sendikaları bu gelişmeden neden rahatsızlık duyuyor?

Eğitimciler,Veliler çocuklarının "çevreye duyarlı olmasını, değerler eğitimi almasını, insani,milli, ahlaklı olmasını" istemiyor mu?

Elbetteki hayır.

Peki bu karşı duruş neden?

Niçin İzmir Mitingi ile ÇEDES projesine karşı halkın muhalefeti oluştu? 

Her meslek kendi içinde çok kıymetlidir elbette...

Din görevlilerinin icra ettikleri hizmet alanı nasıl ki özel ve ihtisas gerektiriyor ise eğitim /okul/eğitimcinin de icra ettiği görev sahası da özeldir ve ihtisas gerektirir.

Peki ÇEDES projesi nerede, kimlerle uygulanacak?Eskişehir ve İzmir ilinde 842 okulda uygulanacak olan ÇEDES projesini "manevi danışman"adı altında imam,müezzin, vaiz gibi din hizmetlerinde çalışanlar uygulayacak..

NEDEN?

Şimdi soralım eğitim işlevi eğitimcilerin işi değil mi?

Bu proje, çocuklarımızın geleceğine hangi pedagojik katkı,bilimsel temelli değer katacak?

Bu projenin arka bahçesinde tarikatlar var mı?

MEB çağdaş, bilimsel,laik eğitim yaklaşımına uygun davranmak konusunda anayasal sorumluluk içinde değil midir?

Bu sorular en açık,en anlaşılır haliyle samimice, hakiki olarak yanıt bulmadıkça sorun çözülmez.

Samimi olmalıyız ...

ÇEDES projesi içinde yer alan konular MEB program ve planlarında zaten mevcuttur.

Atanamayan binlerce öğretmenimiz var iken bu işlevi "imam,vaiz,müezzin" eliyle yürürlüğe koymak neden?

MEB kadroları, eğitimcileri, PDR mezunları,psikoloji, sosyoloji, felsefe,DİN Kültürü mezunu pedagojik formasyonlu binlerce mezunumuz atama beklerken bu tercihin sebebi ne?

Eğitim,eğitim psikolojisi kendi içinde ayrı bir donanımdır.

Onun icin MEB,öğretmen atamalarında pedagojik formasyon ister?

MEB,bu konunun uzmanlarını,paydaşlarını yok sayarak doğru çözüm bulamaz. Ayrıca öğretmenlik, öğretmen niteliği olmayanların icra edeceği bir meslek değildir.Eğitimin,eğitim sisteminin paydaşları bellidir .Demokrasi , konunun paydaşlarının ortak "söz-yetki-karar" hakkı ile vücut bulur.

Eğitim sisteminin,eğitim emekçilerinin,velilerin yapısal ve yaşamsal sorunlarını görmezden gelerek,sorunların çoğalmasına sebep olmak hiç kimseye yarar sağlamaz.

O zaman ne yapılmalı?

Haksızlık,hukuksuzluk karşısında amasız, fakatsız ,eğip- bükmeden net duruş gösterilmelidir Hakkını aramak tarihi sorumluluktur haksızlık karşısında sükut edenler dilsiz şeytandır denir...

Son dönemlerde giderek artan hayat pahalılığı, işsizlik, geniş halk kesimlerinin yaşamın her alanında yaşadığı sorunlar üstüne üstlük UMUTSUZLUK yaratmaktadır...

Tam da bu süreçte gündeme getirilen ve dayatılan ÇEDES projesinin içeriğine,işlevine, uygulanmasına karşı toplumsal tepkinin ,hak arayışının yasal zeminde ve doğru tutumla , birleştirici,bütüncül yaklaşım içinde gerçekleşen İZMİR MİTİNGİ tarihsel bir mitingdir...

Binlerce insanın karanlığa karşı aydınlığı haykırışı; çağdaş-laik- bilimsel eğitim için biraya gelmesi yarınlar için UMUT dolu ,emektir.

İzmir Mitingi; çocuklarının geleceği için zor koşullarda emek veren velilerin,VELİ-DER ile haykırışlarıdır.

İzmir Mitingi; TÖS/TÖB-DER/Eğit-Der'den-EĞİT-SEN'e, EĞİTİM-SEN sürecinin tarihsel bilinci ile eğitim emekçilerinin haykırışıdır.

İzmir Mitingi ; demokrasi güçlerinin, aydınlık ve çağdaş Türkiye sevdalılarının kendi dernekleri ile haykırışıdır...

İzmir Mitingi ; Laik -demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin daha ileri demokrasi ile taçlanması,daha yaşanabilir aydınlık bir Türkiye geleceği için biraraya gelenlerin haykırışıdır...

İzmir Mitingi ; korkunun yerine sevginin, dostluğun buluşması ile LAİK EĞİTİM /LAİK YAŞAM/ eşitlik temelinde buluşmanın haykırışıdır.

Her birimiz önce kendimize sonra bütün toplumsal dinamiklere soralım bugün ÇEDES yarın başka bir proje ile ne hedefleniyor, ülkemiz nereye gidiyor?

Masumane ifadeler ile insanımızın milli ve manevi değerleri üzerinden kamuoyunda algı yönetimleri ile kendi politik hedeflerini son aşamaya getirmek için "erk muktedirleri" sınır tanımazlık içindedir ...

Bu temelde Eskişehir ve İzmir özelinde başlayan ve ülke sathında denemeye yönelecek ÇEDES projesine karşı ortak akıl,bilimsel bakışla, laik ve çağdaş yaşamdan olanların karşı duruşu olmazsa olmazdır...

Bu konuda kendi ilçe,illerinde okul okul,mahalle mahalle emek verenlere destek durmak bu konudaki emeği ülke genelinde toplumsal aydınlanmaya dönüştürmek gerekir. Korku kültürü yerini sevgiye ,dostluğa, dayanışmaya bıraktıkça karanlıklar aydınlığa ulaşır..

Ve umutsuzluk yerini yine ve yeniden UMUT meşalesine bırakır...

ÇEDES projesine karşı düzenlenen İzmir Mitingi tarihsel önemdedir.

Bu Yeterli midir?

Konunun uzmanlarınca, paydaşlarınca değerlendirilmelidir?

Bu haykırış ülke sathında, konunun paydaşları ile daha da büyütülerek yaygınlaştırılmalıdır... 

İzmir Mitingine emek verenlere,öncülük edenlere,katkı sunanlara saygı ve sevgiyle...

Yaşasın LAİK-BİLİMSEL- KAMUSAL EĞİTİM ! 

Murat KAYA /Eğitimci-Yazar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.