Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından yapılan son hesaplamalar, asgari ücretli bir ailenin yaşam mücadelesini gözler önüne serdi. Şubat ayında zamlı maaşını eline alacak olan işçiyi; kira, gıda ve eğitim harcamalarında büyük bir uçurum bekliyor.
ÖĞÜN BAŞINA SADECE 22 LİRA
Rapordaki en dikkat çekici verilerden biri gıda harcamalarına yönelik oldu. Eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli, elde ettiği gelirden gıdaya günlük sadece 267 lira ayırabilecek. Bu durum, ailedeki her bir fert için öğün başına düşen bütçenin yalnızca 22 lira olması anlamına geliyor. Raporda, asgari ücretlinin bu bütçeyle ayda ancak 9 gün karnını doyurabileceği vurgulandı.
KİRA HARCAMALARI GERÇEĞİN ÇOK GERİSİNDE
Barınma krizi, asgari ücretliyi sağlıksız konutlara mahkum ediyor. Endeksa verilerine göre Türkiye genelinde 80 metrekarelik bir dairenin ortalama kirası 18.400 TL iken, asgari ücretlinin bütçesinden kiraya ayırabileceği tutar sadece 6.873 TL olarak hesaplandı. BİSAM, bu durumun işçileri deprem riski altındaki ve kentsel hizmetlerin yetersiz olduğu bölgelerde yaşamaya zorladığını belirtti.
EĞİTİM VE KÜLTÜR "LÜKS" OLDU
Raporda eğitim ve sosyal yaşam harcamalarına dair paylaşılan rakamlar, asgari ücretlinin toplumsal hayattan tamamen dışlandığını gösteriyor:
- Eğitim: Çocuk başına aylık sadece 67 TL.
- Kültürel Hizmetler: Aylık 10 TL.
- Eğlence: Aylık 34 TL.
- Kitap ve Gazete: Aylık 78 TL.
BİSAM, okullardaki katkı payları ve masraflar göz önüne alındığında, asgari ücretlinin çocuğuna defter ve kalem almasının bile bir "mucize" haline geldiğini ifade etti.
ULAŞIM SORUNU KAPIDA
İstanbul gibi büyükşehirlerde yaşam maliyetinin daha da ağırlaştığına değinilen raporda, 2025 yılı için 2.748 TL olan "Mavi Kart" ücretine karşılık, asgari ücretlinin tüm ailesi için ulaşıma ayırabileceği toplam tutarın 2.838 TL olduğu belirtildi.
"SEFALET SON BULMALI"
BİSAM, asgari ücretin belirlenme sürecinde bu gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunarak şu çağrıda bulundu:
"Asgari ücretin ekonomik büyümeden pay almaması, kaynakların belirli ellerde toplanması demektir. Gelir dağılımını düzeltmesi gereken asgari ücretin açlık sınırının altında kalması vicdanları zedelemektedir. İşçilerin talebi, ailesiyle birlikte insanca yaşayabileceği bir ücrettir."